Blog

 Ambalaj Nedir?

Ambalaj içine konulan ürünü koruyan, en temiz ve en güvenilir koşullarda saklanmasını sağlayan, taşınmasını ve depolanmasını sağlayan değerli bir malzemedir.

Ambalajlar kullanım alanlarına göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılır;

Birincil ambalaj ya da satış ambalajı – nihai tüketiciye satılırken ürünü muhafaza eden ambalajdır. Ürünle doğrudan temas halinde olan ambalajı ve satış birimini tamamlamak için gereken diğer ambalaj bileşenlerini kapsamaktadır. İkincil ambalaj ya da grup ambalajı – satış ortamında kolay taşıma uygulamaları için satış birimlerini derlemek amacıyla kullanılan ambalajdır. Bu işlem, tüketiciye satmak üzere ürünleri gruplandırmak suretiyle yapılabilir (örneğin, shrink film ve oluklu mukavva kutu).

Üçüncü çeşit ambalaj ya da nakliye ambalajı – taşıma/nakliye esnasında oluşabilecek fiziksel hasarları önlemek için satış biriminin ya da ikincil ambalajların taşınmasını/nakliyesini kolaylaştırmak amacıyla kullanır (Örneğin, oluklu mukavva kutu). Birim yük – Yükleme/boşaltma işlemleri için birden fazla dağıtım ambalajının bir araya gelerek oluşturduğu ambalaj grubuna birim yük denir (Örneğin, palet üzerinde streç filmle yeniden ambalajlanmış birim). Fonksiyonelliğin yanı sıra, bir ambalaj genellikle belirlenen varış noktasına göre de tanımlanır.Tüketici ambalajı – ticari bir satış noktasından son olarak tüketiciye bir satış birimi olarak ulaşan ambalajdır.

Ambalajın Tarihçesi

Ambalajlama yaprak gibi doğal malzemelerle başlamıştır. Daha sonra, dokunmuş malzemeler ve çömlekler gibi ürünlerle seri üretime geçilmiştir. Cam ve ahşap ambalajların yaklaşık 5000 yıldır kullanıldığı tahmin edilmektedir.1823 yılında İngiliz Peter Durand, sac levhadan yapılma ilk metal ambalaj olan “canister” in patentini almıştır. Çift dikişli üç parçalı teneke kutu 1900 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Kâğıt ve karton 1900’lü yıllarda önemli ambalaj malzemeleri haline gelmişlerdir. Plastiğin keşfedilmesiyle birlikte kâğıt ambalajın yerini alacak ambalaj malzemesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Plastiklerin ambalaj uygulamalarında kullanılması ilk olarak II. Dünya Savaşından sonra başlanmıştır. Polietilen savaş yıllarında çok miktarda üretilmiş ve savaştan hemen sonra piyasada kolayca bulunan bir malzeme olarak kullanılmıştır. Başlangıçta ekmek ambalajlarında kullanılan yağlı kâğıdın yerini almıştır. Plastik ambalaj sektöründeki büyüme 1970’li yıllardan bu yana hızlanmıştır. Günümüz teknolojisi ve şartları ile bu daha önceleri kullanılan malzemeler yerlerini, kullanıma daha uygun ve ekonomik olan cam, metal, plastik, kâğıt ve karton malzemelere bıraktı. O yıllarda sadece taşıma ve depolama amaçlı kullanılan ambalaj bu yeni malzemelerle ürünün reklâmını da yapar hale geldi. Dolayısıyla artık ambalaj satış politikasının da bir parçası sayılıyor. Çünkü raflarda yan yana dizilip müşterisini bekleyen aynı tip ürünler arasındaki farkı, artık ambalaj meydana getiriyor

 Plastik Ambalaj

İlk yapay plastik 1838 yılında Alexander Parker tarafından hazırlanarak,1862 yılında Londra’daki Büyük Uluslarası Fuarda sergilenmiştir. Bu plastiğin, fildişi gibi doğal malzemelerin yerini alması planlanmış ve “parkesin” olarak isimlendirilmiştir.1840 yılında Charles Goodyear ve Thomas Hancock yapışkanlık özelliğini ortadan kaldıran ve doğal kauçuğa elastiklik özelliğini katan bir prosedür geliştirmiştir.1851 yılında sert kauçuk yada bilinen adıyla “ebonit” ticari hale gelmiştir. 1870 yılında New Yorklu John Wesley Hyatt’a yüksek sıcaklıkta ve basınçla üretilen düşük nitrat içerikli “selüloit” için patent verilmiştir. Bu buluş, piyasaya sürülen ilk plastiktir ve1907 yılında Leo Hendrik Baekeland tarafından “Bakelite” üretilene kadar da tek plastik olarak kalmıştır.

Plastiklerin tam olarak ne oldukları 1920 yılında Hermann Staudinger’in devrim niteliğinde bir fikir öne sürmesine kadar bilinmiyordu. Tüm plastikler, kauçuk ve selüloz gibi malzemelerin polimer veya makro molekül olduklarını öne sürmüştür. Bu varsayım başlangıçta birçok bilim adamı tarafından kolayca kabul edilmemekle beraber, Staudinger bu fikirle 1953 yılında Nobel ödülü de almıştır. Plastik ambalaj 1950’li yıllardan sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1970’li yılların sonunda plastik ambalaj sektörü büyümeye başladı.

Kâğıt Ambalaj 

Şekillendirilebilir en eski ambalaj malzemesi kâğıttır. İşlenmiş dut ağacı kabukları M.Ö. 1. ve 2. yüzyıllarda Çin’de yiyecekleri sarmakta kullanılırken sonraki bin 500 yıl boyunca kâğıt yapma teknikleri geliştirildi ve Ortadoğu’ya aktarıldı. Buradan Avrupa’ya, 1310’da İngiltere’ye gelen kâğıt yapma teknikleri Amerika’ya 1690’da ulaştı. İlk ticari karton ve kutu, Çin’den 200 yıl sonra 1817’de İngiltere’de üretilirken oluklu kâğıt 1850’lerde ortaya çıktı, ticarette el yapımı tahta kasaların yerini oluklu karton kutular almaya başladı. 20’nci yüzyıl ise kâğıt ve karton için en parlak dönem oldu.

Ambalajın Yararları

Sessiz satıcı olarak da anılan “Ambalaj”, Pazarlama literatürüne de 5.P olarak girmeyi başarmıştır.

Ambalaj kısaca içindeki ürünün koruyucusudur. Ürünü, çarpma, ıslanma, zedelenme gibi fiziksel etkilerden korur. Ambalaj ürünün tüketiciye en ekonomik yolla ulaşmasını sağlar, depolama kolaylığı yaratır. Önemli bir görevi de taşıdığı bilgilerle tüketiciye seçim ve kullanım kolaylığı sağlamasıdır. Üzerinde yazılı olan ağırlık, fiyat, üretim tarihi, son kullanım tarihi, ürünün içeriği, üretici firmanın adı, kullanım açıklaması gibi tüm bilgiler, tüketiciye ve satış yapana büyük kolaylıklar sağlar.

Ambalaj ürünün tüm özelliklerini tüketiciye bildirebilir. Adeta ürünün dili niteliğindedir. Modern çağın gelişmesi ile birlikte ailelerin küçülmesi, yalnız yaşayan insan sayısının artması gibi etkenler özellikle porsiyonel ambalajların üretimini hızlandırmıştır. İnsanların bu yoğun çalışma temposunda yemeye, içmeye ve alışverişe ayırdıkları sürenin kısıtlı olması, kullanım ve taşıma kolaylığı nedeniyle ambalajlı ürünler tercih edilmektedir. Dolayısı ile gelişen ülkelerde ambalajlı ürün tüketimi, gelişmemiş ülkelere oranla daha yüksektir.

Ambalaj ürünü korur.Ambalaj ürünün bozulmasını engeller.Ambalaj masrafları azaltır.Ambalaj bilgi verir.Ambalaj hijyen sağlar.Ambalaj ekonomi demektir.Ambalaj koruyucu tedbirdir.Kısacası; Ambalaj yaşamımızın kaçınılmaz bir parçasıdır.

Bir başka deyişle “Ambalaj ürünün elbisesidir ”.Kağıt ve Karton Ambalajlar

  Kâğıt ve karton ambalajın hammaddesi selüloz adı verilen çok değerli bir maddedir. Selüloz, özel yetiştirilen bitkilerden ve ağaçlardan elde edilmektedir. Kâğıt ve karton işlenmesi kolay olduğundan, taşınması sırasında az yer kaplaması ve dayanıklı olması bakımından tercih edilir. Çok değişik kalitede ve gramajda üretilebilen kartondan yapılan karton ambalajlar, sayısız biçim ve görünüşte elde edilmektedir.

Karton esaslı ambalaj malzemelerinin ana hammaddesi kâğıttır. Kâğıtta karton gibi işlenmesi kolaydır. Günümüzde üretilen kâğıtlar arasında ambalaj kâğıdı olarak çok çeşitli üretim yapılmaktadır. Kâğıt ve karton ambalajlar en ekonomik ambalaj çeşitlerindendir. Daha az hammadde kullanarak daha dayanıklı ancak ince, hafif, ekonomik karton üretimi yapılmaktadır. Kâğıt ve karton ambalajın üretim kolaylığı ve ekonomikliği bakımından oldukça tercih edilen bir ambalaj türüdür.

Bunun yanı sıra kâğıt ve karton ambalajın tek başına sertlik, patlama, koruma, nem ve su bariyer değerlerinin yeterli olmadığı durumlar için içine koyulacak ürünlerin özelliklerine göre bu ambalajlar çeşitli işlemlere tabii tutulur. Bir başka iç ambalaj ile desteklenerek kullanılan karton emprenye ya da lamine edilebilir. Yeni tasarımlar karton ambalajların kullanım alanları da artmıştır. İki kâğıdın arasına oluklu şekli verilmiş bir diğer kağıt ile desteklenmesi ile üretilen oluklu mukavvalarda bir çok kullanım alanlarında ahşap ambalajların alternatifi olmaya başlamışlardır.

Plastik Ambalajlar

Plastik ambalaj petrol rafinelerinden çıkan çeşitli ürünlerin petrokimya tesislerinde işlenmesi ile elde edilir. Dünyada üretilen toplam petrolün sadece % 4’ü plastik üretimi için kullanılmaktadır. Plastik üretiminde kullanılan bu %4 oranının ise sadece %3’ü plastik ambalaj üretiminde kullanılmaktadır. Plastikler hem daha az malzeme ile daha çok ambalaj üretilebileceği için, hem de şekil verme kolaylığından dolayı sektörde daha da tercih edilebilir bir hale gelmiştir.

Plastiklerin ambalaj uygulamalarında kullanılmaya II. Dünya Savaşı’ndan sonra başlanmıştır.1950’li yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlayan plastik ambalajlar 1970’den günümüze gelinen dönemde ise artarak ivme kazanmıştır.

Pet (Polietilen teraftalat) Ambalajlar

Polyester ailesine ait termoplastik bir malzemedir. Isıl işlenmesine bağlı olarak, amorf (şeffaf) ve yarı-kristal (opak ve beyaz) malzeme olarak mevcuttur. En önemli kullanım avantajı, tamamen geri dönüşebilir olmasıdır

PET kalınlığına bağlı olarak yarı-rijit (yarı-sert) ve rijit (sert) olabilir. Çok hafiftir. İyi bir gaz ve nem bariyeri olarak kullanılır. Serttir ve darbeye karşı dayanıklıdır. Doğal olarak renksiz ve şeffaftır. İnce film olarak üretildiğinde, PET sıklıkla alüminyum ile kaplanır; opak bir hale gelir. PET şişeler, mükemmel bariyer malzemesi olup, özellikle meşrubatlar için çok yaygın kullanım alanı vardır. Çeşitli boyutlarda içme suyu, gazlı içecekler, meyve suyu ve bitkisel yağ şişeleri, fıstık yağı kavanozu, mikro dalga gıda tepsisi örtüsü, salata kapları PET plastiğinden yapılmaktadır. Son yıllarda levha uygulamaları da artmaktadır.

Fiber veya cam partikül dolgulu olduğunda, kayda değer bir şekilde sert ve daha uzun ömürlü bir hal alır. PET, 1941 yılında Calico Printer’s Ortaklığı tarafından Manchester’da patentlenmiştir. PET şişe ise 1973 yılında patentlenmiştir.

PVC (PoliVinil Klorür) Ambalajlar

Sert ve esnek olarak iki tür PVC malzemesi vardır. Bitkisel yağlar ve şampuan şişeleri, çamaşır suyu ve şeffaf sıvı deterjan kapları, sıvı motor yağı şişeleri, yapay deriler, pencere temizleme ürünleri, taze et kapları, ketçap şişeleri, yumuşak oyuncaklar, elektriksel yalıtımlar, çatı malzemeleri, borular ve pencere çerçevesi malzemeleri PVC’den yapılmaktadır.

Polivinil klorür ilk olarak 19. yüzyılda iki farklı halde, 1835’te Henri Victor Regnault ve 1872’de Eugen Baumann tarafından kaza eseri keşfedilmiştir. 20. yüzyılın başlarında, Rus kimyacı Ivan Ostromislensky ve Fritz Klatte Alman kimya şirketi Griesheim-Elektron ile PVC’yi ticari ürünlerde denemiştir, fakat katı halde işlem görme zorlukları ve polimerin gevrekliği çabaları durdurmuştur.

1926’da, B.F. Goodrich şirketinden Waldo Semon PVC’yi farklı katkı maddeleri ile karıştırıp, plastikleştirme metodu geliştirmiştir. Bu sonuç, daha esnek ve daha kolay işlenebilir malzemeyi vermiş ve ticari alandaki yaygın kullanım bundan yakın bir zaman sonra başarılmıştır.

PP (PoliPropilen) Ambalajlar

Kimyasal maddelere, ısıya ve aşırı yorulmaya dayanıklı bir maddedir. Orta sertliğe ve parlaklığa sahip plastiklerdir. Margarin tüpleri, ketçap şişeleri, çubuk, başlıklar, cips ve bisküvi için poşetler, mikrodalga yiyecek tepsileri, ilaç şişeleri, yoğurt kapları, sandalyeler, bavullar, halı yapma, halat ve bazı kaplar ile kapaklar polipropilen plastiklerden yapılmaktadır. Ambalaj yapımında kullanılan plastiklerin en düşük yoğunluklu olanıdır.

PS (PoliStiren) Ambalajlar

Rijit ve köpük olabilir, Çok yönlü ve amaçlı kullanılan bir plastiktir. Oldukça sert, kırılgan ve parlak bir plastiktir. Nispeten düşük erime noktasına sahip çok pahalı olmayan bir reçinedir. Koruyucu ambalaj, yumurta kartonları, soğutucular, tepsiler, fast-food ambalaj kapları, kahve kapları, yoğurt kapları, video ve ses kaset kapları, çatal ve bıçak takımı, su bardağı, kapaklar, küçük botlar ve köpek kapları polistiren plastiklerden yapılmaktadır.

PE (PoliEtilen) Ambalajlar

Evlerimizde en çok kullandığımız plastik türüdür. Çamaşır suyu, deterjan ve şampuan şişeleri, motor yağı şişeleri, çöp torbaları gibi birçok kullanım alanı vardır. Geri dönüştürülmüş PE’ den deterjan şişeleri, çöp kutuları ve benzeri ürünler yapılır.

HDPE (Yüksek Yoğunluklu Polietilen)

Oldukça sağlam ve ekonomik bir malzemedir. Doğal olarak süt rengi görünümündedir. Bu nedenle berraklığın önemli olduğu ürünlerde kullanılmaz. En çok kullanılan plastiklerden biridir. Düşük maliyetli, kolay şekillenebilmesi ve kırılmaya dayanıklı olması nedeni ile geniş bir kullanım alanına sahiptir. Plastik tüpler, atık torbaları, kâseler, kablo yalıtımları, kovalar, ince taşıyıcı torbalar ile süt, su, meyve suları, sıvı deterjanlar, motor yağları, çamaşır suları, şampuanlar, parfüm ve losyon kapları HDPE den yapılmaktadır.

LPDE (Düşük Yoğunluklu Polietilen)

PC (Polikarbonat) Ambalajlar

İşlenmesi, kalıplanması, ısıl olarak şekillendirilmesi kolaydır, bu tip plastikler modern imalat sektöründe çok geniş kullanım alanı olan plastiklerdir. Polikarbonat çok dayanıklı bir malzemedir, kurşungeçirmez cam yapımında kullanılır. Ayrıca bu polimer oldukça şeffaf ve ışığı geçiren bir yapıdadır. Birçok cam türünden daha iyi ışık geçirgenlik karakteristiğine sahiptir. Evlerimizde kullandığımız damacana ismini verdiğimiz şişeler ve biberonlar da yine polikarbonat malzemesinden üretilirler. Darbelere karşı dayanıklı olması bu malzemenin en iyi özelliğidir.

Yeni Malzemeler; Biyoplastikler ve
Oxo Bozunur Plastikler

Son yıllarda biyo plastikler olarak ismini duyduğumuz malzemeler ise yenilenebilir hammaddelerden yapılan yenilikçi plastiklerdir. Birçok uygulamada, daha önce kullanılan fosil plastiklerinin (Çoğunlukla petrolden elde edilen) ve diğer plastik malzemelerin yerini alabilmektedirler. Bazı bilim adamları ve mühendisler ise, hem bunları geleneksel makinelere uyarlamaya çalışmakta; hem de biyo plastik malzemelerin yeni kullanım biçimlerini araştırmaktadırlar.

Biyo plastikler birçok bitkisel hammaddeden üretilebilmekle beraber, nişasta önemli bir yere sahiptir. Selüloz ve şekerde diğer önemli hammaddelerdendir. Alternatif olarak biyo plastik kullanımına geçmek, şu an için çok pahalı bir seçim olarak yorumlanabilir. Yenilebilen hammaddelerden elde edilen malzemelerin maliyetleri geleneksel plastik malzemelere oran ile iki ya da dört kat pahalı olduğu gözlemlenmektedir.

Yenilebilen kaynaklardan elde edilen biyo plastikler, petrol ya da doğalgazdan elde edilen sık kullanılan diğer ticari polimerlerin var olduğu plastik endüstrisinde, az da olsa kendilerine yer edinmiş görünüyorlar. EN 13432 nolu standarda göre kompostlanabilir bu malzemeler, özel şartlar yerine getirildiğinde kompost haline dönüştürülebilirler.

Ancak şu an için bilinen bir gerçektir ki, dünya üzerinde tüm tarım alanlarında bu amaçla sadece mısır v.b. ürün yetiştirilerek biyo plastik üretilmeye başlansa plastik ihtiyacını karşılayacak miktarda hammadde elde edilemeyecektir.

Diğer bir malzeme olan oxo bozunur plastikler ise, petrol ürünlerinden elde edilen polimer bazlı malzemelere katkı maddeleri eklenerek dayanıklılığının düşürülmesi gibi yöntemler ile üretilmektedir. Bu tür malzemelerin üretiminde baz alınabilecek bir standart henüz yayınlanmamıştır. Dolayısı ile üretimleri sırasında dikkat edilecek koşullar, kullanımı sonrasında nasıl bertaraf edileceği, çevreye olumsuz bir etkisinin olup olmayacağı konuları tartışmalara açıktır. Ancak oxo malzemelerde iddia edilen malzemelerin parçalanarak aynı bioplastikler gibi toprakta yok oldukları ve bakterilerin sentetikleri plastikleri yiyerek komposta dönüştürmeleri mümkün değildir. Bir malzemenin oxo olduğunu kanıtlayan bir standart oluşturulduğunda bu konular netlik kazanacaktır. Bu hazırlıklar tamamlanıncaya kadar kesin bir şey söylemek ,malzemeyi savunmak veya yermek doğru olmayacaktır.

Yapılan araştırmalardan bu malzemeler hakkında şu sonuçlar alınmıştır.

Mekanik özelliklerinin daha zayıf olduğu, katkı maddelerinin, malzemenin kalorifik değerini düşürdüğü tespit edildiği (bu durumun AB genelinde önemli bir geri kazanım yöntemi olan yakma için bir engel olduğu),

Bu malzemelere yönelik bir standart olmadığı gibi sonuçlar ortaya çıkmıştır.

Ambalaj ve Çevre

baskılı poşetlerin Ambalajının modern hayatın bir vazgeçilmezi olduğuna ve yararlarına daha önceki bölümlerde değinmiştik. Çok eski zamanlardan beri insanoğluna bu kadar hizmeti dokunan ambalajın çevreye bir zararının olmaması da yine insanoğlunun tekelindedir.

Ülkemizde de Ambalaj Atıklarının Kontrolü yönetmeliğine göre geri dönüşümü mümkün olmayan malzemelerin ambalaj üretiminde kullanılmaları yasaktır. Dolayısı ile geri dönüşümlü malzemelerden üretilmiş bu ambalajların kullanım ömürlerini tamamladıktan sonra geri dönüşüm sürecine girmeleri gerekmektedir. Bu aşamada topluma da bu konuda bilinçli davranıp kullanılmış ambalajlara bir çöp muamelesi yapılmaması gerekmektedir. Toplumun bu konuda bilinçli davranmadığı durumlarda çevre kirliliği baş göstermeye başlar.

Ambalaj atıkları kesinlikle çöp değildir. baskılı poşetler çoğu zaman içtiğimiz bir meyve suyunun, yediğimiz bir gıdanın veya aldığımız yeni bilgisayarımızın ambalajlarını evsel atıklarımızla birlikte aynı kutuya atarız. Oysaki ambalaj atıkları birçok sektörde ikincil ham madde olarak kullanılabilecek değerli malzemelerdir. Bizler ambalajın bu değerinin farkında olmazsak, her gün ellerimizle ülkemizin ve dünyamızın doğal kaynaklarını da yok etmiş oluruz. Günümüzde sınırlı sayıda olan düzenli depolama tesislerinin de evsel atıklarımız ile hızla dolduğu düşünülürse, daha kalıcı bir çözüm arayışı başlaması kaçınılmazdır.

Ambalaj çöp değil, değerli bir malzemedir derken bir şeyi atlamamalıyız. Her atık eğer doğru işlenir ise çöp haline gelmez.

Sadece ambalaj atığı değil her türlü atığı değerlendirebiliriz. Bu yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz;

Yeniden kullanım: Ambalajın kendi yaşam döngüsü içinde tekrar kullanımının imkansız olacağı zamana kadar, toplama ve temizleme dışında hiçbir işleme tabi tutulmadan yeniden doldurularak veya aynı şekli ile aynı amaç için kullanım ömrünü tamamlayıncaya kadar kullanılabilir olduğunu anlatır.

Geri dönüşüm: Geri dönüşüm terim olarak, kullanım sonrası atık malzemelerin çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemler ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılmasıdır. Geri dönüşümlü malzemelerden üretildiğini belirttiğimiz ambalajlar için geri dönüşüm oldukça uygun bir bertaraf metodudur.

Enerji geri kazanımı: yanabilir özellikte (belirli bir kalorifik değere sahip) olan atıkların, ısı ve elektrik enerjisi elde etmek amacıyla tek başına ya da diğer atıklarla birlikte özel dizayn edilmiş tesislerde yakılması işlemidir.

Kompost: (Organik Geri Dönüşüm) Kompostlaştırma, organik maddelerin kontrollü koşullar altında biyolojik olarak ayrıştırılmasıdır. Kompostlama işleminde bazı organik maddeler CO2 ve suyla parçalanır. Bu işlem yaklaşık 60-65 0C’de ve %80-90 civarında nem içeren özel tasarlanmış bölümlerde gerçekleşir. İşlem sonrasında atık koyu renkli, humus benzeri bir yapıya sahip zengin bir toprak türüne benzer. Böylelikle kompostlanabilir atıklar bu metot ile enerji kaynağı olarak gübre yerine kullanabilmektedir.

Not: Yukarıdaki metotların herhangi biriyle değerlendirme imkânı teknolojik ve/veya ekonomik nedenlerle mümkün olmayan ve ayrıca yukarıdaki metotların kullanılmasından sonra geriye kalan atıklar düzenli depolama tesislerine gömülerek bertaraf edilir. Zamanla sağlıklı olmayan çöp depolama sahalarının (vahşi depolama) kapatılarak tamamen düzenli depolama sistemine geçilmesi hedeflenmektedir. Ancak bu tesislerin ilk kurulum masraflarının yüksek olması hem de düzenli depolama tesisleri için yer bulma güçlükleri sebebiyle ambalaj atıklarının geri kazanımı ve geri dönüşümü daha da önem kazanmaktadır.

 

Geri Dönüşüm Nedir?

Baskılı poşetler Çağdaş yaşamın gerekliliklerinin doğada bıraktığı ayak izlerinin etkilerini hissetmeye başladığımız şu günlerde, doğal kaynakların etkin kullanımı ve sürdürülebilirlik kavramı daha da önem kazanmıştır. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki; dünya üzerinde yaşayan insan nüfusu ve beraberinde ihtiyaçları arttıkça, üretim sırasında ham madde olarak yenilenebilir kaynakların kullanılması, yeşil enerji kullanımının artması, üretim işlemlerinin çevreye uyumlu hale getirilmesi, geri dönüşümün/kazanımın artması, daha az kaynak kullanımı ile daha çok üretimi mümkün kılacak çalışmalar geliştirilerek doğal kaynakların kullanımının en aza indirilmesi son derece önemli hale gelmiştir.

Doğal kaynaklarımızın sınırsız olmadığı, dikkat edilmediği sürece bu kaynaklar tükenecektir. Kaynak israfını önlemenin yanında, hayat standartlarını yükseltme uğraşları ve ortaya çıkan enerji krizi ile bu gerçeği gören gelişmiş ülkeler atıkların geri kazanılması ve tekrar kullanılması için çalışmalar yapmış ve geliştirmiştir.

Geri dönüşüm terim olarak, kullanım sonrası atık malzemelerin çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemler ile ham madde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılması anlamına gelir.

Geri Dönüşüm ile birlikte; Doğal Kaynaklarımız Korunur;Enerji Tasarrufu Sağlanır; Atık Miktarı Azalır; Geri Dönüşüm Geleceğe ve Ekonomiye Yatırım Demektir;

Dünya nüfusunun artması, sanayinin gelişmesi ile birlikte doğal kaynaklarımız hızla tükenmektedir. Bu nedenle baskılı poşetlerin geri dönüşüm doğal kaynaklarımızı korumak ve verimli kullanmak adına yapılabilecek en akıllı işlemdir.

Örneğin; geri dönüşmüş malzemeler ürün üretiminde ikincil ham madde olarak kullanılarak ciddi miktarda malzeme ve enerji tasarrufu sağlanmaktadır. Özellikle cam ambalaj üretim sürecinde ikincil ham maddelerin kullanılması ciddi anlamda bir enerji ve maliyet avantajı sağladığını söyleyebiliriz.

Geri dönüşüm ile elde edilen malzemede endüstriyel işlem sayısı azaldığı için enerji tasarrufu sağlanır. Metal içecek kutularının geri dönüşüm işlemlerinde metal doğrudan eritilerek yeni ürün haline dönüştürülür. Böylelikle hem üretim için kullanılan maden cevherine hem de madenin saflaştırması için uygulanan işlemlere gerek duyulmaz. Bu şekilde bir alüminyum kutunun geri dönüşümünden % 96 oranında enerji tasarrufu sağlanabilir. Benzer şekilde katı atıklarda ayrılan kâğıdın yeniden işleme sokulması için gerekli olan enerji normal işlemler için gerekli olanın % 50’si kadardır. Aynı şekilde cam ve plastik atıkların da geri dönüşümünden önemli oranda enerji tasarrufu sağlanabilir.

Çöp ve ambalaj atığının ayrılması suretiyle, çöpe giden atık miktarında ciddi bir azalma olur. Bu atıkların taşınması ve depolanması işlemleri için ise daha az alan ve daha az enerji kullanılır. Zaten az sayıda olan düzenli depolama alanları da böylelikle daha verimli kullanılmış olur.

Geri dönüşüm uzun vadede verimli bir ekonomik yatırımdır. Hammaddenin azalması ve doğal kaynakların hızla tükenmesi sonucunda ekonomik problemler ortaya çıkabilecek ve işte bu noktada geri dönüşüm ekonomi üzerinde olumlu yapacaktır. Yeni iş imkânları sağlayacak ve gelecek kuşaklara doğal kaynaklardan yararlanma olanağı sağlayacaktır.

Atık malzemelerin hammadde olarak kullanılması çevre kirliliğinin engellenmesi açısından da önemlidir. Hurda kâğıdın tekrar kâğıt imalatında kullanılması hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35, su kullanımını %45 azaltabilmektedir. Örneğin bir ton atık kâğıdın kâğıt hamuruna katılmasıyla 20 ağacın kesilmesi önlenebilmektedir.

Verimli bir geri dönüşüm için ambalaj üreticilerinin, ambalajı kullanan firmaların ve lisanslı geri dönüşüm firmalarının işbirliği içerisinde çalışmaları gerekmektedir. Böylelikle üretilecek ambalajlar tüketicilerin her türlü ihtiyacına cevap verirken aynı zamanda geri dönüşüm aşamasında problem yaratmayacaklardır.

Kağıt ve Karton Ambalajların Geri Dönüşümü

Kağıt ve karton malzemelerden üretilmiş ambalajları kullanım sonrasında artık her sokakta görebileceğimiz ambalaj atıkları için özel kutularına atılması gerekmektedir. Bu kutular da ayrı olarak biriktirilen kağıt ve karton ambalajlar lisanslı geri dönüşüm tesislerine getirilir.

Daha az yer kaplaması ve geri dönüşüm tesisinde kolay işlenebilmesi açısında balyalar haline getirilen kâğıt ve karton ambalaj malzemeleri kırpılarak boyutları küçültülür. Daha sonra ikincil bir eleme işlemine tabii tutulur. Bu işlemden sonra kâğıtlar hamurlaştırma işlemine geçilir. Kâğıt hamuru oluştuktan sonra hava ile birlikte çeşitli beyazlatıcı kimyasallar uygulanarak kağıtlar mürekkeplerinden ayrılırlar. Bu aşama da kâğıt hamuru istenilen renge getirilir. Kâğıt hamuru saflaştırma işleminden geçtikten sonra artık yeni kâğıt için uygun hale gelir.

İkincil hammaddeden üretilen kağıt,ilk hammaddeden üretilen kağıda oranla %73 daha hava kirliliğine sebep olur.

1 ton kağıt/karton ambalajın geri dönüşümü ile yaklaşık 24 ağaçtan elde edilecek kadar malzeme elde edilir.

Plastik Ambalajların Geri Dönüşümü

baskılı poşet geri dönüşümü için genel olarak uygulanan metot şudur. İlk önce konteynırlarda toplanan plastik ambalajlar getirildikleri toplama ayırma tesisinde ilk aşamada bir kaba eleme işleminden geçirilirler. Bu kısımda türlerine göre ayrılan plastik ambalajlar, kırpılarak daha küçük hacimlere indirilip yıkanıp kurutularak stoklanması sağlanır.

Kırılan parçacıklar yoğunluklarına göre ayrıldıktan (PET, PE, PVC… v.s.) kimyasallarla ikinci bir yıkama yapılır. Yıkamayı takip eden durulama ve metal kontrol işlemlerinde sonra parçacıklar kurutma işleminden geçerek sonra extruder’a gider.

Extruder kırılan, temizlenen plastik parçacıkların eritilerek granül hale getirilmesini sağlayan bir ekipmandır.

Extruder’den çıkan plastik ambalajlar böylece granül hale getirilmiş olur. Oluşan bu granüller üretime birincil hammadde olarak girebilir.

Ambalajların Üzerindeki İşaretlerin Anlamları

  Ambalaj üzerindeki “Yeşil Nokta”, bu ambalajın geri kazanım sorumluluğunun, o ülkedeki Yeşil Nokta Örgütü Üyesi kuruluşa ait olduğunu anlatır. “Packaging Recovery Organisation Europa” yani “Avrupa Ambalaj Geri Kazanımı Örgütüne” ait olan bu işaret Avrupa’da 30 ‘u aşkın ülkede kullanılmaktadır. Yeşil Nokta Örgütünün Türkiye’deki üyesi ÇEVKO vakfıdır. 

Piyasaya süren bir firmanın ambalaj atıkları ile ilgili yükümlülüğünü Yetkilendirilmiş Kuruluşlarımızdan birisi olan ÇEVKO’ya devrettiğini gösteren logodur.

Piyasaya süren bir firmanın ambalaj atıkları ile ilgili yükümlülüğünü Yetkilendirilmiş Kuruluşlarımızdan birisi olan TÜKÇEV’e devrettiğini gösteren logodur.

Piyasaya süren bir firmanın ambalaj atıkları ile ilgili yükümlülüğünü Yetkilendirilmiş Kuruluşlarımızdan birisi olan PAGÇEV’e devrettiğini gösteren logodur.

Bu bilgiler http://www.ambalaj.org.tr/TR/ambalaj-ve-cevre-ambalaj-nedir.html‘ dan alınmıştır.

Share on facebook
Facebook
Share on pinterest
Pinterest
Share on twitter
Twitter
Share on skype
Skype
Share on whatsapp
WhatsApp